Tolga ERGİN niws peyc, diary peyc
ve hepsi:

>>
en son günlük girişi için burayı tıkla
>> bana ulaştırcaaan laflar için form
doldur
>>
yenilenen hikayesel sayfasına
git gidebiliiirseeen
TOLGA ERGİN:23/01/04
EVEEET
:::::
TOLGA ERGİN'in sitesine hoş geldiniz arkadaşlar.
Bu site Ankara'da yaşayan gelmiş geçmiş en yakışıklı davulcu,
değerli insan, vazgeçilmez, en bi mühim, siportmen, ayni
zamanda motorpisiklet sürücüsü, otomobil meraklısı ve sevdalısı,
halkla ilişkiye çok önem veren, değerli kültür etkinlikleri
insanı müdürümüz Tolga Ergin ile ilgili aslında kimsenin
de ilgilenmeyeceyi haber maber içeriği ile dolup taşmaktadır.....
Şimdiden hepinize geçmiş olsun.
TOLGA
ERGİN:24/01/04
16:30
bu site
yapma fikri uzun zamandır aklımızda var idi... hatta www.geocities.com/dptolga
adresinde taaa bi zaman yaptııımız sooona da update etmeye
üşendiğimiz bir yer bile vardı. gel gör ki sooonadan en
azından sahip olduuumuz bilgileri unutmamak adına bile bu
site işini organize etmek arzusunda oldum
velhasıl
başladık efendim yapmaya
yaptık
ettik, sooona da bu topcities.com adresine rastladık biyerlerde.
gerçi tepede kocaman reklam çıkıyo ama olsun ...bi süre
böle idare etces.
TOLGA
ERGİN:27/01/04
00:00

ahanda::::!
çok komik olm...saaat 00:00 bi uğuru felan var mıdır acaba??
eve gayet geç geldim bugün itibariyle, nedir provamız vardı
stüdyo ruin de. bütün gün internette yine "ulan çalışma
aldık mıydı" geyiii döndü. velhasıl almış olduumuza
kanaat getirince bis de gidip prova yaprık. yeni şarkılar
müthiş, acayip azıyoruz vallaha, erkin de bugün süpper söledi.
kel yedek basçı iyidi, hakan kardeşim ise yeni parçanın
yavaşlayan yerinde attııı arpej ile beni büyüledi.. ...
saat:0000 itibariynen de ben bu siteyi update etmiş bulunuyorum.
öperim saygıynan gıdınızdan.T.E.
TOLGA
ERGİN:27/01/04
02:05
yok
anacım yok, gördüm kii sıfır sıfır sıfır sıfır saatinin
heç bi uğuru felan yokmuş. halen takıldık bu sayfa olayına,
yarın iş var güç var burda bunna boğuşuyoz. akılsız başın
cezasını çekiyoz... yat be olm yaaa. yok olmaz biras daha
yapiiim de. allah allah....
TOLGA ERGİN:29/01/04
02:05
Çok enteresan bi durum olmadı hayatımda bugünlerde. Yalnız
gündüz taaa üniversiteden çok ama çok sevdiiim bi arkadaşımla
telefonlaştım ve işyerime ziyaretime geldi. Biras dertleştik,
konuştuk, sohbet ettik Leia'yla. Bu kadar sene sonra birbirimizi
olduuu gibi bulmuş olmak çok mutlu etti valla bizi.... Sevindik...
Ben biras annattım üzüldük, Çok enteresan, ne zaman bi derdi
olsa, özellikle sağlıkla ilgili, ben farkında olmadan onun
hayatına girmişim bi şekilde. Heeyyt be, çok yüce bi şahsiyetim
yani. Bu arada 2 haftadır dooru düzgün sipora gidemiyom
çok sıkıldım.
Akşam da sn. patronum bizi Frida izlemeye davet etti. Ulen
süper filmmiş yaaaw, zor tuttum gösyaşlarımı felan. Şu sıralar
böle filmler bana haram vallaaa. Gördüüünüz gibi yine gecenin
bi vakti olmuş ben yazı yazıyorum. offff.....
TOLGA
ERGİN:31/01/04
11:55
oh beee, gündüz vakti de yazı yazılabiliomuş bu niws peycine.
Dün gidip kendimize yeni bi dvd player aldık, aldık ama
hala kutusunda duruyo feci bi üşengeçlik var üstümde bağlayacak
durumum yok. Dün akşam bizim iş yerinden arkadaşlar bir
bir araya gelme organizasyonu ayarlamışlar, beraber olalım
hesabı gitmişler , saolsunnar ben de davetliydim, gittik
işte dernekten sevdiiimzi örtmen arkadaşlar felan. Komik
oluyo bu gavurlar... Böle ortaya çıkıp oynamaya çalışıyollar
darbukalı sarkılarda felan, ama ben oynasam aha öyle olur
zaten, böle vücutları felan bi ayrı çalışıyo, çok komik.
Bi şarkıcı kız vardı çok bet söylüyodu, millet oturuyo yerinde
falan amaaa gel gör ki ne zaman Tarkan çalmaya başladı bizim
gavurlar dahil herkes kendini attı pistlere. Tarkan'a helal
olsun vallaha.

Bide
ben alışkınım ama gecenin en komik olaylarından biri Mehmet
diye bi arkadaşımızla lak lak ediyoruz, kalabalık bi masa
olduuumuzdan garsonda masaları sandalyeleri organize etmeee
çalışıyo, benim arkama geldi. Ben de dar bi tshirt giymişim,
bi de spordan çıkıp oraya gitmişim şişmiş heryerim, ama
saçlarım açık, bana doooru "pardon hanfendi biras kayar
mısınız" dedi, herife dönüp bakınca yüzünde "ıyyyyk"
şeklinde bi ifade oluştu süpperdi vallaha, hahahahahaha
diye güldük sabaaa kadar. Budur.
TOLGA
ERGİN:6/02/04
00:05
Gözümden
uyku akıyo, damlıyo. Bayramda babamlara uyduk, dediler ki
kalk istanbul'a gidiyoruz, ben de aynen kalktım. Mete Bey'in
de gidesi varmış, onu da aldık, bayramın birinci günü düştük
yollara. Babam bayram tebriii mesajlarını okusun cevaplarını
yazsın deyi telefonu Alper (nam - ı diğer Tyson)'e verdi.
Kızılcahamama gidene kadar bu mesaj trafiii sürdü, Alper
deli etti babamı biz de gülmekten altımıza ettik. Çok komik
çocuk bu benim kardeşim.
sooona
arabanın altına Karga sekmez mevkiiinde bi taş çarptı, eksoz
patladı sandık, gel gör ki arabanın dışına çıkınca ses normal,
arabaya binince sanki ferrari desin. neden sonra, Bolu'daki
dangalak egsoz tamircisinin kanalında da incelediiimizden
mütevellit bunun bir rezonans sesi olduuuna kanaaat getirdik.
Eh heyecanlı oldu tabii.
İstabul'a
giderkene Gerede yakınlarında hep piknik yaptııımız bi yer
var orada durduk. Çok özlemişim orayı, her yer bembeyaz
bileeene kadar kar. O kadar güzeldi ki.
Alper
koşa koşa bilmem kaç metre yüksekten tepeden aşşaaaa doru
karlara atladı, şaşırdık, deli bu oolan diye.
Çişimizi
karlara yaptık! Sarı oldu heheh kar limonatası!!!!
Ben
bi müddet transa geçtim. Karlara benim için anlamı çok olan
bir kaç dilek yazdım. İçimden olmasını diledim istediklerimin.
Biliyorum ki olacak. Çok pozitifim ve huzurluyum. Ben istedim
mi olacak dileklerim budur.
İstabul'a
akşama dooru vardık. Ben babama yolu tarif etmek suretiynen
Hakkıların oraya vardırıdım arabayı. Çok özlemişim aslan
kardeşim, bitanem canım hakkım benim.
Mete
beyi de Burak bey ve eşisi gelip aldılar, ertesi gün görüşmek
ümidiyle sözleştik. Hiç yapmadııımız şey gibi Hakkıynan
bi sürü dvd seyrettik, hakkının karısı öslemle sohbetleştik,
film seyrettik ve deli gibi sabaaa kadar piley stieyşın
oynadık. Çok eğlendik. Bne de bu arada dileklerimin gerçekleşmesi
için sürekli olumlu davranışlarda bulundum. Biliyorum ki
her şey iyi, dolayısıynan dileklerim oldu sayılır.

Hakkım
sabah kahvaltısı hazırladı bana her zamanki gibi sucuklu
sosili nutellalı, mükellef kahvaltı beaaa. Bizim için kahvaltıdan
çok bi ritüel zaten. mete bey i de davet ettik ama gel gör
ki o her zaman yaptııını yaptı. "Ben banyo yaptım çıkamam"
dedi. Allah allah ayar oluyorum, ama herifi de çokseviyorum.
nedir abim kız mısın sen banyo yapınca çıkamıyosun. Bi de
telefonumu şarj etcem dedi çok komikti. Ben de ataşeeerde
elektrik var hakkının evinde de piriz var korkma dedim ama...
korktu anlaşılan.
Burak
beylerle de görüştük, bolca güldük. Bi de bizim serdar diye
bi arkadaş var aynı Michael Schumacher, ama aynısı yaw,
insanları kandırabilirsin valla aha bu şumi diye. onlar
la da görüştük.
Amcamlara
gittim el öptüm.
Bu bayram
kavurma yiyeemedim hiç çok üzgünüm o bakımdan .
Sevgi
doluyum ben.
İstanbulda
Yasemin Boran'la buluştum. Beraber yemek yedik, iş konuştuk.
Birlikte bi takım piroceler yapces inşallah. Bi de benim
yükselen burcum koçmuş onu ööörendim. Koç beaaa heeeyt.
Ama ne işe yerar bilemiyorum. Benim yıldız haritamı da şey
etti Yasemin o da çok enteresandı. Kahve falımda da Kardan
adam çıktı neyse???? haaa belki de karda tutuuum dileklerle
ilgili felandır. Aman ne biliim. Kardan adamım işte ben.
Hakanlar
bana bi yemek tertip ettiler tike diye biyerde, orda işte
bi sürü arkadaşları da vardı hakkının felan acayip güldük.
Benim kulak duymuyo ya sağ kulak, e birisi bişi diyo ben
"haaa" diye dalıyorum olaya, of aman çok komikti.
Şimdi
yatmak istiyen bi kişiyim, yarın işten güçten fırsat bulursam
yine yazıcam, ama sen de ihmal etme sen de yas anacım. hadi
bye.
bu
arada bunnarı okuduktan sonra bi tene darkphase şarkısı
iyi gelir, meselaaa "rüya"
>> tıkla
buraya , tıkla korkma, olmazsa sağ tıkla. sağ
tıkladıkatan sonrada "save target as" gibi bi
secenek var onu seç. hadi optum.
TOLGA ERGİN:8/02/04
2344
Ay
em en el pii.... Nedir Ben NLP heheheh. Yazması ve okuması
komük hakikaten. Dernekte düzenlediiimiz Nlp seminerinin
ilk gününe katıldım bugün. Nedir, nöro lingustik pırogramink,
çok enteresan bişi mi? hala karar veremedim. Biras daaa
anlamam lasım, ama benim bu workshopta yer almamı saglayan
arkadaşım (ki kendisi aynı zamanda organizasyonun asıl sahibidir)
ben de zaten doğal bi NLP yeteneee olduuunu söyledi bana.
Ama hakkaten bunun doğal yeteneeeenin olması ned demek onu
dahi tam olarak bilemiyorum. Ama bi zaman benim aaazıma
doladııım "pozitifim beeen" veya "çok süperiiiim"
gibi kendi kendini inandırmaynan veya olumlu olmaynan felan
ilgili gibi geliyo bana.
Çok
zordu ama gerçek manda, nedir yıllardır ööörenci kıvamında
hiç sırada oturup iki saat konusan birini dinlememişim.
Oturduk kardeşim derneeemizin sıralarına başladılar annatmaya,
ben daralıyorum hafif, çünkü ööörenciykende yerimde duramıyodum.
Sonra grup çalışması olacak ikili gruplara bölündük, yanımdaki
kadın bana düştü, konuda şey, hani içinde bulunduuun sıkıntılı
bi durum var ve sen karşındakine o sıkıntılı durumuynan
ilgili sorular neyim soruyosun felan. Ablanın derdi evdeki
koltuk kılıflarının çok kirlenmiş olmasıymış aynen. Vay
beeee. Adım balerina ciiiif temizler durularııııım!!!!
Bi
sürü de ödev verdiler yarınki session için ama gel gör kiii
ben(herhalde benim olayım hep bu olacak) üniversite yıllarımda
da olduuuu gibi notlarımı yasdııım ajandayı bulamıyorum.
He he ... Büyük bi ihtimalle dernekte unutmuşumdur. Yarın
her ööörencinin yapmış olduuu gibi birisinden kopya çekmek
vasıtasıynan olayı kotarmaya bakıcez.

Koydum
cd olarak Skid Row adlı babaları, vay beee ulan yıllar nası
da geciyo. Adamlar bi zamanın efsanesiydi gerçek manada.
Eileeen diye de bi şarkı vardır, mavi kapaklı albümde aynı
türkçedeki aylin gibi okunuyo, süpper onu dinnedim şimdi
de subhuman race çalıyo.
Ben
aşşşa yukarı her akşam bunnarı yazıyom buraya, ama kaç kişi
okuyo heç bilemiyorum. Galiba sadece bir. :)
Dün
Son Samuray adı verilmiş olan filmi isledik, HASTASI olduk
valla. Uleeen Tom Crus hakkaten bana benziyosunbeee. Çok
süpper filmdi çok küseldi çoook.
Bugün
de işten arkadaşlarnan New Castle'a gittik, ben yolda araba
sürerkene NLP den yeni çıkmış olduumdan devamlı ayem NLP
diyerek bişiler annatım, ve hatta bi ara ellerimi bıraktım,
direksiyon dediiimiz çemberden ...."eğer inanırsan
en el piii arabayı kullanır " hohoyt. Sonra da niw
kasıl da otururken "ben kadını ruhu için severim, ben
kadının ruhunu severim " gibi bi beylik lafı ettim
ya ben bile güldüm ayrılarak. Bi süre böööle dolaşırım ruhiii
ruhiii ortalıkta. hehehe vay beee ruh güzelliii mühim şey
tabi. En önemi ince ruhlu olmak. Tuz ruhu, ruhi nuri tecel'den
şarkılar,
"bedenime
sahip olabilirsin ama ruhuma aslaaaa!"
TOLGA ERGİN:
9/02/04
1631
Sonunda
doooru düzgün bi zamanda yazabiliyom bu sayfaya. Biras önce
düüümeyle konuştum telefonda. Çok sevorum ben düüümemi.
Ve aklım da çok başımda bunu sölerken.
şimdi
gitmem lasım, bugün dernekte sergi açılışı var. öpüyorum
düüümeden.
TOLGA
ERGİN:
17/02/04
1923
assada
"felsefe ve aydınlanma"semineri var. ben düzenliyorum
bu etkinlikleri, ama bu konuları nereden buluyorum inan
ben de bilemiyorum. ben aydınlanmışım zaten, "parlak,
pasparlak bir yıldızsın sen hayatımı aydınlatan, nalan"
"benimle evlenir misin???" "evet, evvveeettt".
çok
acayip bir hafta gecirdim.
cok enteresandı. bir sürü şeyler düşündüm bir sürü şeyler
yaşadım.
hayatımda
benim için çok önemli olan insanların ne kadar değişebileceklerini,
nasıl acayipleşebileceklerini gördüm.
gördüm ve pişman oldum. herşeye... kızdım, sakinleştim,
ama bu sayede de beni sevenlerin tekrar farkına vardım.
benim
için çok önemli olan bazı insanların da bana nasıl değer
verdiklerini bir kere daha anladım ve çok mutlu oldum, güçlendim.
canım fetih abim benim mesela. bana hep destek verdi. ben
yanlışlarımla dooorularımla sizin tolganızım.
ben buyum böyleyim ve inanın bundan memnunum. ben de sizi
sizleri o kadar çok seviyorum ki, anlatamam.
çok
değişik bi haftaydı. can dostlarımdan birisinin babasının
kanser oldugunu öğrendim. sıkıntımı üzüntümü anlatamam.
yıllardır bana amcalık yapmış bir insanın böyle olması beni
çok üzdü. paylaşacak tek bir kişi geldi aklıma, sıkıntımı
onunla paylaştım. offff
acayip
bi haftaydı vallaha, çok acayip, çoook.
bir
sürü gezdik eğlendik insanlarla bunun yanı sıra. bir de
iş arkadaşlarımla her ööölen yaptııımız ziyafetlere bir
yenisini ekledik geçen gün. hatta abuk subuk fotoraflarla
o anları ölümsüzleştirdim. bi kafe kesfettik, tunus caddesinde
bi yerlerde, dandik bi yer ama kardeşim bir yemek yapıyo
adamlar vay yavrum vaaay... deli gibi yedik deli. benim
küçük mavi fotoraf makinem(fetik abim hediye etti bana)
süpper fotolar çekti, herkes dalga gecti benne "o ne
lan öle" diye. ama fotoları görünce dipleri düştü vallaa.
bilen bilir o makine gün ışııında acayip foto çeker, gel
gör ki gece oda ışııında kıpkırmızı cıkartır insan vücudunu.
yemekleri de çektim foto olarak.
bu
hafta bu siteyi bi kişiden fazla kişinin de ziyaret ettiiiini
öörendim. hehe şaşırdım tabii... biz bizeyiss sanıyodum
ben ya deelmişiz.
şimdi
gelelim fotolara....
ilk
fotomuuuuz kafedeki "diyet tavuk"olarak adlandırılan
simla beyin yediii yemek. gördüüünüz gibi gayet diyet olarak
hazırlanmış beş milyon törkiş liras....

bu
gördüüünüs deeee benim yemeeeemin aynısı, karsımdaki arkadaş
yemeeee mayones vasıtasıynan kayganlık veriyo. bi nevi kolay
gitsin diye yağlıyo yani ahda resmi aşşşdaaaada:

bu
resim iseee ben zatı muhterem yemekleri beklerken nereye
bakıyosam, ne düşünüyosam o an çekilmiş. ama arkadaşlar
dalga geciyollar resimlerinle fotoşop yapıyosun renklerini
bozuyosun diye bunu o yüzden olduuu gibi kodum.:

dedim
ya garip bi hafta geçirdim diye
iş
yerimdeki bilgisayaraın desktopuna resim yerleştirmek üzere
harekete geçtim ve aşşaaadaki resmi kodum
nedir
o gördüüünüüz benim işyerimdeki desktop, save as desktop,
hooop sana desktop. çok komik oldu valla. herkese sordum
odama çaarıp" bu ekranda gördüüünüz neee?" "senin
masanın üstü!" "adı ne onun?" "masaüstüüüü"
"yaniii?" DESKTOOOP
ayy
iiirenç:
hadi
şimdilik bay bayyyy
sooona
yazarım ben sana gine
TOLGA
ERGİN:
18/02/04
18.33
bugün
hayatımısda çok önemli bi deeşiklik olmadı. çok başımıs
aaarıyo sadece. bütün gün gelecek ay yapıcaaam dernek aktivitelerinin
organizasyonuyla uuraştım. yine buldum bi ton abuk subuk
konuşma konusu ve konuşmacı, ve kesin inanıyorum ki deliyim
ben. haftamın her gününü bu aktivitelerle doldurup kendime
ayıracak 5 (yazıyla beş) dakika zaman bırakmıyorum. olmaz
vallah. locus solus adlı cafemize gittik ööölen yemeeende.
tba öörencileride oradaydı (tba: turco - british association)
heç yabancılık çekmedik. yemekler çok güzel garsonlar ise
çok kerizdi. neyşınıl cografik adlı belgesel dergimizi inceleyip
kobraları gördük, en sevdiiimiz hayvan bi yerde. bi de ünlü
üstüne üstlük, dernekteki örtmenlerden biri pantolonumun
kumaşını sormuştu da ben de kobra derisi demiştim. tabi
ben başka pantolondan bahsediyorum büyük bi ihtimalle. dedim
ya ünlü, filmleri bile var:kobra (silvestır sıtalone oynadıydı
kobrayla) , kobra gücü, kobranın ıstırııı felan ... var
ooolu var bi sürü film. küççük makinemizle çektik kobra
resimleri bakalım nası olacak.
ay
artık dayanamıııcam. yaz gelmeli ya da ne biliiim bahar
felan en azından. motur sevdası giderek alevleniyo. kafayı
çizip binecem valla bu sookta.
bugün
hakkı kardeşim bi kardeşin yapması gereken en yüce görevlerden
birini yaparak, almanya da altın ayı kazanan filmdeki kadının
bağlı olduuu porno ajansının internet adresini yolladı.
bilmemne kekilli diye bi kız... çok çirkin bişi ama . ayıp
olduuu için ben buraya o adresi koymicam .
saat
6 da bi misafir gelcekmiş oturmaya, misafir aarlicam soona
da sipora felan giderim herhalde. bi de bi sürü film almıştıydım
akşamliiin onnara bi bakiim seyrediiim.
hadi
görüşürüs. kalın saaalıcakla. ha bu arada unutmadan üşenmedik
tavsiye üzerine bana ulaşabilceeenis bi form koduk aşşaya,
onu da doldurun felan.
TOLGA
ERGİN:
19/02/04
16.57
Bugün
işyerimde bir felsefe metni okumak başlıklı bi aktivite
var ki sormayın. biz konuşmalara tahammül edemiyoruz bi
de metnini okuycaz. bugün enteresan bi şekilde başım çok
aaarıdı. hala da aaaarıyo ve ben bilgisayar ekranına bakmaya
devam ediyorum nasıl olacaksa offfff.
dün
aksam kardesim geldi istanboldan(tyson) alper, çok özledim
valla herifi, gittikçe daha cok yakısıklı oluyo çok tehlikeli.
bugün
Almanya'dan aytukla konustum. hani can dostum diye bi kaç
gün öçnce bahsetmiştim. biras moral verdim falan kendisine.
aklıma hep şey gelir ne zaman onunla görüşsem. efendim bis
üniversitedeykene benim bi sevdiceğim vardı. o zamanın sartlarına
göre cok seviyoduk kendisini valla. yazın o sevdiceğimiz
çeşmede bi otelde calısmaya baslamıstı bis de cok ozluyorus
felan, yaz ayları da gecmek bilmiyo felan. soona efendime
söliiim bis ailecek aytukların didimdeki evine gittik, onnarda
alamanyadan geeldiler falan. cok ozluyorum valla o günneri,
her neyse, gecelerden bi gece bis sahilde bi kavga ettik
bi takım cocuklarla falan, ondan sonra da jandarma bizi
geldi topladı nezarette attı. iyi bişi diiil sakın yapmayın
öle şeyler, gel gör ki sabaaa kadar uyumadık kardesim. sabah
olunca da eve yururken aytukun halasının arabasını kacırmaya
karar verdik. arabayı kacırıp cesmeye gitcez. babababa ....
araba tosbaaa bildiiin tosbaaa, kardesim tosbayı caıstırınca
wrnnnn diye acayip çok ses cıkıyo, e sabaaan 5i mi ne bis
tosbayı ite ite çıkarttık garajdan alt sokaa kadar ittik.
bindik sonra tosbaya ben sürüyorum. cebimizde var 3 kurus
para ankaradan bi arkadası aradık, o da dedi ki aman ne
olacak 2 saatte gidersiniz falan. ne mümkün ulan 100 km
de bir duruyos tosbaaayı sogutuyorus, bi de kardeşim tosbaa
tam bi teknoloji harikası nedir içiyo benzini mübarek. e
aytuk uyuyo durmadan. ben de o zamanın meshur sarkısı Mishale
vardı andru danılds diye bi
amca söylerdi, onun kasetini koymuşum gazladıkça gazlıyorum.
sonunda bilmem kaç saat sooona vardık bis cesmey , sabah
kahvaltısı etmek için bi yerde durduk, bilmeden meger otel
50 metre ilerdeymiş.
o
kahvaltı mekanının duvarlarında kocaman Atatürk resimleri
vardı, bi de acayip dalgaklı bi deniz cok etkilenmiştim.
resimler bütün duvarları kaplıyordu ve adam arnavuttu, bildiğin
arnavut. sabah sabah kasetten baaarta baaarta "amman
bre deryalar kanlıca deeeeryalar biz delikaaaanlıyıııız"
şarkısı çalıyodu. herneyse sooona bis gittik kardesim otele
yaptık sürprizimizi. çok güzeldi. hayatımda unutmam valla.
sonra eve döndüüümüzde herkes bizi bekliyodu tabiii. ama
olsun degdi valla. o sayede ben sevdim mi tam severim, sildim
bir kalemde diyebiliyorum. o sayede sevdiiim insanın degerini
çok iyi biliyorum, o yüzden o yaşadıklarım yüzünden hayatta
darbe yemeyi, mutlu olmayı falan ööörendim. iyi ki öle gönlümce,
hızlı ve eglenceli yasamısım valla. hayatımda o dönemler
yer alıp unutmadıgım tüm kız arkadaşlarım benim için cok
mühimler vallaha. diyorum ya iyi ya da kötü, unutmadıysam
onnar sayesinde bugün nasıl olmam gerektiğini ööörendim.
iyi mi oldu kötü mü tartışılır. sen tartışa dur benim çok
işim var birasdan aşşaaa inmem gerekiyo.
ha
bu arada yukardaki düşünen fotorafım için dediler ki "elin
kolun rahat dursun saaayla soluyla oynama" e ben de
oynamıyom, ama çok bişey ya o foto... neyse
hadi
canım öpüyorum baaaay !
TOLGA
ERGİN:
20/02/04
18.15

biras
dandik bi foto ama yooon bi iş gününde böle görünüyom. ıyyyyk
bugün
cuma enseyi kapaaa diye söze girsem küfür edersiniz herhalde
diye ööle demiycem. dün çok acayip oldum. adamın biri akşamki
felsefe etkinliiine saat sekizde gelip girmeye kalktı, e
be adam etkinlik 7 de başlıyo sen nereye geliosun bu satte
dediysekte dinnetemedik. yok kardeşim ben illa gircem, ben
sizin devamlı müşterinizim yok öle yok böle falan bi ton
geyik. adama "yaw kardeşim sen hiç sinemaya ya da konsere
1 saat geç gidiyo musun ?"dedik, yok allah yok annamıyo
valla... konuşma uzadıkça benim sinirler geriliyo, oysa
ki ben çok dostane yaklaşıyorum zat-ı muhtereme, neyse sonunda
bombayı patlattı bana
"ben doktorum" !!!@????\\\\\\\*****
"ee,
ben hasta diiilim ki bana ne"
dedim. valla görmeliydiniz gözünde şimşek çaktı salaaan.
hehehe
bunun dışında biras sokakta sürttük arkadaşlarnan soona
da eve gittik yatıp zıbardık. çok yorgun hissedşiyorum 2
gündür kendimi, nedir bilemiyorum ama öyleyim.
Ha
bi de benim bi saaalık sigortam var, uleeen nerede benim
poliçem diye olay çıkarttım, şirketi birbirine kattım, meğer
daha sigortam yenilenmemiş, tüh dedim bi sürü olay oldu
diye. neyse müşteri temsilcisi insan bana "yaw ne kadar
sorunluymuşsunuz" deyince de "benim kulaaam duymuyo"
diyip geçiştirdim meseleyi kısa yoldan.
dün
akşam babam verdi aşşadaki fotoları. Kırmızılı olan benim.
hani İstanbola giderken dilek ettiğimiz, hatta çiş ettiğimiz
gerede mevkii burası. yakışıklı olan kot jeketli Tyson,
kardeşim dediiimiz insan(bu arada piley siteyşın iki aldı
çok heyecanlıyız) kırmızılı ben oluyorum diğer arkadaş ise
o günkü işkenceye maruz kalan mete bey la!. aha size iki
tane foto ben daaa napiiim yani ne istiyonuz???
foto 1:...

foto 1a:...
bu da metalci fotorafı ya neyse! bizhala metalciyis ne de
olsa .
budur!
TOLGA
ERGİN:
27.02.04
19:02
Çok
enteresan bi gündü.... diye başlamiiim, tepki geldi "şimdi
sen yine çok enteresan bi gündü diye başlarsın" diye.
dün mis gibi güneş vardı, ulen heeeyt motor sezonu geliyo
diye heyecanlanıyoduk, bugün yaaamur yaaadı.
Büyük Kolej'e bi görüşmeye gittim oranın halkla ilişkilercisiynen.
Yemek vakti olduuundan aşşaaaa indik, yemekhaneye, ööörencilerle
yemek yedik, çok güzeldi yaw, yani hem yemek hem de ööörencilerin
arasında olmak. Çok değişik hisler oluştu içimde, kendimi
hatırladım, yükselişteki günleri, arkadaşlarımı, etrafımı
inceledim bol bol. Benim Yükselişten bir örtmenim de orada
müdür olmuş. Müdür müdürmüdür?
herneyse daaa önceden gördüüm için kadını şaşırma efekti
yapmadım ama acaaaip kilo almış. Herkese anlattım, bu kadın
bizim örtmenimizdi ve acaip cillop gibiydi diye, herkes
"aaaa" dedi falan. Herneyse bunun yanısıra bi
müdür kadıncaaaz daa vardı, o da lise müdürü felan herhalde,
kardeşim ayıp ama o da duba gibi...
Bu
arkadaşlar amerikadan yeni dönmüş bi eğitim için gitmişler
felan. E şimdi bizi takdim ettiler kadına, kadın aaar tabi
yerinden kıpraşmadan bana meraba dedi. Ben de gıcık olmak
suretiynen kıllandım kadına, işte nasılsın iiimisin faslı
felan sooona dedim ki "neden böööle solgun görünüyosunuz?"
hehe
"ay gercekten mi, yoldan geldik" dedi
ben de içimden "oy tombulum tombuluuum, yoldan geldim
yorguuunuuum" söylüyordum ki tuttum kendimi. sus olm
ayıp dedim.
ama
kadın anlattı "eğitimden geldik ayowa'dan"
nasıl? aioowa .... öööle telaffuz ediyo, nedir dedim, tiiçır
rekruitment progrem dedi vay beeee
teacher
ecruitment programme , daha ne olsun
ama bu sefer dayanamadım, aaazımı onun gibi kıvırarak "tttiiiichır
ricruyitmınt pırogreeeeem, ÇOK havalı !!!! " dedim.
sessizlik
Sesssizlik
Sessizlik
yaaw
olm tut şu çeneni ama tutamıyom, bide pişmiş kelle gibi
sırıtıyorum üstelik.. Soona sanatçı arkadaşım yeşim geldi.
ressam bozması, sanatçı felan. telefonunu masaya bırakıp
içeriye bişi konuşmaya girdi, manitası aradı o esnada hop
atladım tabiiii "alooow" dedim
aloo?
"artık ben açıyorum telefonları" dedim...
karşımdaki ses "ulen eşşşoooolu, ölüyodum leeen"
diyince koptuk iki 10 dakka güldük, yeşimde heç bişi anlamadı.
işte böööle
sonra yascam çok yoruldum bugün.
bye
TOLGA
ERGİN:
1.1.04
23:25
bugüün
nedir abicim. 1 Mart 04 yaaaniiii, annemiiin dooom günüüüü.
Heyoooooo!!!
Annem
benim canım annem bugün doğmuş işte...heheheh güzeller güzeli
birtanecik annem benim. İİİki doomuş vallah.

Akşam
9 a kadar dernekte işim vardı, annem beni aradı. Bugün ne
günlerden diye. Benim unuttuuumu sanıyo, çünkü babam felan
hep unutur böle günneri, sooona da bize artistik yapar,
asla unutmazmış herşeyi hatırlarmış gibin. Neyse ben de
aaaa, benim saat geri kalmış felan diye bi takım numaralar
çektim. Oysa vermiştim krokantlı pastanın siparişini, üstüne
de yasdırdım"canım annem seni çok seviyorum"diye.
Mum koydurttum bi tene bi de bi sürrü fışşşş diye parlak
parlak yanan parlayan maytap istedim. Geldi, denisatı pastahanesinden.
Sooona paket yaptım, eve telefon açtım yaw işim biras uzadı
bensiz sakın bişi yemeyin diye. Bu esnada eve mashar amcamlar
gelmiş, işte börek mörek hesabı evde bekliyorus dediler.
annem de bana sıkı sıkı tembih ediyo sakın çiçek neyim alma,
paranı harcama diye...canım annem yaaa

tyson ve annem solda, annem uyuyo her zamanki gibi!

ama babam jön gibi klark çekiyo aynen....
sooona
ben sessizce arabayı park ettim! indim apartmanda pastanın
mumunu yaktım, bi tane de maytap yaktım...fıuışşşşşşş....
ulan cok dengesiz bi pozisyon, bi de işin güzelliği çıksın
meydana diye apartman karanlık, benim mumla maytap yanıyo
aynen... tam istediiim gibi oldu, hop annem açtı kapıyı....
"hepi börtdey tuuu yuuuuuu, hepi bööörtdey tuuu yuuuu"
çok sevindi valla annem, aldı beni de pastayı da içeri,
bis de bi kaç foto felan çektik. Çok hisli oluo bu dooom
günneri. bi sürü bişi hatırladım. en son dooom günümü hatırladım.
Düüümem bana sürpriz dooodum günü yapmıştı, çok süperdi.
((((((Tyson
bu fotoda babamı tek koluyla havalandırmakta...biz ailecek
garipiz, annemin dooom gününde böle güç gösterileri felan.
annem de çok memnun tabi bu kadar ayıyla aynı evi paylaşmaktan.)
vay
beee... hadi yatalım artık, yarın dernekte çok işimis var.
>>>>> sis de fotolarla felan oyalanın.

EH SONUNDA İÇİNDE BENİM DE OLDUUUM Bİ FOTO... MORON GİBİYİM
AMA OLSUN İDARE EDİVERİN ARTIK.
hadi
bakalım iii geceleeeer.
TOLGA
ERGİN:
11.1.04
17.10

vay
bee 10 gündür yazmamışım heç bişi..on gün dile kolay.
ama bu süre içerisinde hayatımısda bizi memnun eden deişiklikler
oldu. o bakımdan sele kapılıp bi süre yazamadım. (hoşgeldin
düüümeee)
bu
akşam dernekte beden dili var. beden dili söyleşisi yaaani.
şimdi konu beden dili olup konuşmacı oturup bişiler anlatınca
illet oluyorum kendi adıma. insallah bu akşam nurcan hocam
böle bi hataya düşmez. ben de sakin kalabilirim.
bugün
chinese restaurant olayına girdik. bizim bestekar sokakta
bi yer var. gerçekten çinliler işletiyolar. hep gidiliyo
oraya öölenleri, çünkü çok başarılı bi menü sistemi oluşturmuşlar,
nedir ucuza yeniyo yemekler. her seferinde de hakkım aklıma
geliyo. İstanbolda hakkının evinde deli gibi çin yemee yerdik
çünkü.
böle
masa yuvarlak, bi de üstünde dönen cam bi ikinci mas daa
var ki o da şey işine yarıyo hani üstüne her şey konsun,
insanlar döndürerekten yemekleri alsınlar diye. bizde türlü
türlü maymunluklar yaparak o aleti döndürüyoruuuuz döndürüyoruuuz
duruyruz...ve çok eğleniyoruz. ben şimdi günün anlam ve
önemini yansıtan bi kaç foto olayına gircem
sonrada
aşşaaaa incem ki etkinliii başlatiiim. bedenim dillensin
ohhh ohhhhh....

bu bay kurt ve ben,
çinli taklidi yapıyoruz, yabancılık çekmeyelim diye

saldırıdan
sonra çin yemeee tabaaaa .....

ayıp
bişi ama bu çin aslanlarının da zaman zaman cinsel olaylara
girmesi gerekmezs miiii? gerekir diye düşündüm ben de...
diğerleri de arkadaşları o aslanın "aslansın koçum
hadeeee !!"
TOLGA
ERGİN: 25.4.04
10.18
Yuh
beee ayıp biş vallaha bu kadar zaman olmuş yazamayalı, hayır
ne yaptın da yazmadın dersen hiiiiç. sadece yorgunluk, başka
bişey yok. Bundan sonra düzenli yazacağıma söz veriyorum,
en azından daha düzenli:)
Ne oldu
bu kadar zaman dersen onun da özetini vereceğim, ama sonra.
Formula1De bugün san marino yarışı var, Kimi Raikkonenin
motorunu değiştirmişler yine sondan başlayacak, tarihinde
ilk defa BAR ve Jenson Button pole positionda, Moto GP inanılmazdı,
yerimizde oturamadan seyrettik Rossi'yi, ezdi geçti Biaggi'yi.
Hakkı kardeşimde Ankara'daki endurance yarışında 2. oldu
falan. Şimdi annem kahvaltı diye baarınıyo, bana eyvallah.
TOLGA
ERGİN: 25.5.04
16.00
Olacak
gibi değil vallaha, ayda bir yazmaya başladım artık buraya,
kaderin cilvesi de bu olsa gerek kiiii en son tam 25inde
yazmışım geçen ayın. Yazarım yazamam sana ne...Olmaz tabi,
çünkü insanlar haber bekler laf bekler ne oluyo deyi. E
anlatalım bu aralar hayatımızda mühim bişi var mı yok mu
deyi. efendim en önemli hareket konserlerimiz oldu. Darkphase,
13 Mayıs 2004 Odtü stadyumunda acayip bi konser verdi,..
E bu konserin hazırlıııydı provalardı felan derken zaman
su gibi akıp getti tabi. Çok iyi konserdi vallaha, harbi
söylüyorum bikere tabanca gibi çaldık, en güzelinden. Sonra
efenime söyliiim 3500 kişi civarı vardı stadyumda, acaip
doluydu. Ne inanmıyosun fotoları koycam aşşaaa görceksin
.... Al sana işte

Süpper
çaldık valla. Herkesler ordaydı ama benim 50 kere mail yolladııım
bitakım arkadaşlarım kıçlarını kaldırıp gelme zahmetinde
bulunamadılar. Am bunun yanında beni yalnız bırakmayan bi
ton arkadaşıma da teşekkür ederim biyerde. Daha sonra da
Saklıkentte çaldık 19 mayıs akşamı ...rezalet bir organizasyon,
rezalet bir ses, rezalet bir tanıtım ve konser verilebilecek
en kötü gün, hafta içi akşam saat 8 de konser mi olur bayram
bayram.Allah allah. Olmaz ama oldurdular işte.

Gençler organizasyon konusunda fikrimizi aldılar "ne
güzel" dedik biz de ama gel gör kiii sonradan hiçbir
dediiimizi dinlemediklerini gördük. Olsun yine de çok acayip
iyi çaldık orada da. Konser olarak performans manasında
çok başarılıydı yani. Ama birtakım gerzek arkadaşlarım şöyle
bir hareket yaptılar ki o da takdire şaaayan: Konser kapısına
gel, bekle, üşü , git. yav allahım nası gerzeksiniz yaaa.
Çok kızdım vallaha. O zaman gelmeyin abicim oraya kadar
gelmişsin, ne gisiyosun. Git orda çorbacıya otur iki dakka
bekle kapı açılınca girersin. Yok ama gerzek bunlar. Kızdım
tabi yaaw.
Enteresan bir olay da 2 hafta önce moturla İstanbul yolunda
gazlarkene oldu. Giderken sol şeritten abicim, sen bir dal
tut yolun ortasına kadar uza, trak diye benim motorun aynasnı
kırdı. Acaip korktum, montumun sol omzundaki koruma da kırılmış.
Düşün yani nasıl sert çarpmışım. Aman neyse verilmiş sadakamız
varmış hesabı. İşte böyle. Bugün hakkının doooom günüsü.
Heppi börtdey, belki hafta sonu İstanbul'a onu ziyarete
gitces. Öpüyom Şimdilik. Sevgiynen kalın.
TOLGA
ERGİN: 31.5.04
18.30
Hafta
sonu, benim canım kardeşim hakkı svaşerin doğum günü kutlama
şenlikleri niyetine İstanbola gittik. Düğme ben ve Thundercat.
Thundercat bizim motor. Düğme bizim hatun, ben de ben kendim.
Ulan yolda gidiyoruz böle 240 km falan bi süratle, yaw kardeşim
bir rüzgar var bir rüzgar sapıttık, aklımız çıktı vallaha.
Herneyse, vardık varacağımız gürültülü, bahçeli mekana,
hakkıyı öptük, çok sevindi aynı esnada da çok şaşırdı vesselam.
Biz de memnun olduk, bi ton tanıdııımız adam vardı. Burak
Baç kardeşimiz ve sevgili zevcesi EBruuuuucuuuuum da oradaydı.
Parmaaanı kırmış denyo Burak, bişi takmışlar devamlı onun
nasıl yapıldııını annatıyo bize yok kaynar suya koycan,
yok alçıdan daaa iyi felan. Herneyse çok komik herifin işaret
parmaaa olduuu için devamlı kardeşim, bişey söölicekmiş
gibi duruyo parmak, bi de birşey içerken çok kömik, sanki
1 dakka içiiiim öle söle der gibi falan. Fotosunu çektiydim
ama denyo gibi delete all seceneğini işaretleyince gitti
ne foto ne bişi.
Yolda
giderken babamda İstanboldan dönüyodu. Otobanda karşılıklı
duruştuk, o bizim yanımıza geldi türlü engeller aşarak ...Sonra
foto çektik, onlar da gitti aynen.
İstanbolda ilk akşam hakkıda 2. akşam Baç'ta kaldık. Kızlar
dışarıya eğlence mekanına çıktı biz önce Slayer DVDsi seyrettik,
sooona da Pileyistasyonu 2 oynadık. Hakkı denyosu yine denyo
oyunlar bulup gelmiş, çok komikti. Bi Tony Hawk diye kaykay
oyunu var böle ekran 2ye bölünüyo sen de kaykayla hareketler
yapıp acaip puanlar almaya çalışıyosun. Hakkı acaip, kendisi
düz yolda yürüyememesine karşın, çok başarılı bi şekilde
hareket yapabiliyo kaydırakla. Sonra efsane Gırandturizmo
oynayarak birbirimizi deli gib ezdik. Saat 4.5 idi ezan
sesi ile irkilerek yatmaya karar verdik. Bu arada ben ayı
arkadaşlarım kadar yemeye kalkınca midem bozulmak
suretiynen bi tuhaf oldum. Hatta oyuna ara verip helaya
gitiim. hatta ksutum üzerinize afiyet.
Dönüş
yolu çok güzeldi, acaip yata yata geliyoduk virajlara kiii
45 km kala DOLU yağmaya başladı. Ulan çok garipti yaww.
manzara ilk başlarda süpperdi. Şimşek çakıyo, karanlık otoban
ve biz motordayız ama sonra mermi gibi bilye formatında
doluyu yiyince kafamıza aklımız çıktı. AAAr yamur altında
Ankara'ya girdik. Ben giyindim, giyiniktim ama format deiştirdim
yani. ekin'in düğününe gittim. Güzeldi. Ama gelin de dahil
olmak üzere herkes yerlere düşüyordu. Neden bilemiyorum
ama ben düşmedim hiç. Hatta Simla düşmek vasıtasıynan dizini
sakatladı, şimdi alçıda. lanetli düğün !!!! Ama Ekin pek
güzeldi. Yine gidip damat kim dedim HEHE
Yorgunluk
canımı yakıyo artık
gidip yatmalıyım yataaama
ama uyuyamam ki
uyumak istesem de hemen
bye
TOLGA
ERGİN: 06.07.04
12.23
30
haziran kardeşim. ulvi, ilmi acayip tarih. neden hatırlamıyorsunuz
bakiiim. Benim dooom günümdü olm. Sevdiiim insan düüüme
bana sürpriz yapmak suretiynen yine beni şaşırttı aynen.
Dedi ki bana "başbaşa yemek yiyelim, doooru düzgün
giyin, motura da binme" ben de kek gibi "hee olur
dedim". halbuki biz grup arkadaşlarımnan yemek organizasyonu
yapacaktık ama gel gör kiiii ben unuttum. Sonra bu adamların
hepsi örgütlü olarak beni aradılar"ne yapıoz akşam
diye" Utana sıkıla hepsini reddettim. Akşam winehouse
diye bi mekana gittik. Kardeşim hoyyyt diye hepsi çıktı.
Ortaokul arkadaşım Kürşad ve karısından, kuzenlerim Arda
ve Melis'e kadar herkes ordaydı. Oha beeee. Kaldım böööle.
Bütün gece wine houseta portakal suyu içtim. Çok başarılıydı
vallaha. Çok işim var diye böle acele yazıyorum Sonra devam
etcem. Foto moto da koyarım hatta üşenmezsem. Bye...
TOLGA ERGİN: 03.11.04
18.10
Yuh bee bu kadar mı ara verilir - bu kadar mı üşengeç olunur be kardeşim
ama sırf üşengeçlik değil aslında, iş güç falan derken bitakım şeyleri ihmal ediyo insan , ayıp ama olsun....
Hastaneden geldim az önce. Kasııımda bi problem oldu içi iltihap topladı ödem yaptı, tam geçiyo derken 2 katına cıktı, kızardı rengi falan yumruk kadar bi şiş oldu kasıkta. Sonra bi cerrah abimiz var o ben göreyim dedi. Hastaneye gittik, adam beni yatrıdı, inanılmaz ama canlı canlı kesti orayı yaw. Ben böyle acı böyle ızdırap görmedim hayatımda. Çok feci bişi. Bistüri dedi, ben salaklaştım "e uyutmayacak mısınız, ya da uyuşturucu felan?" "yok o bölge uyuşmaz !!!" "ananı !!!!"
çok değişik. çok boktan bi duygu. Bayağı kesiyo seni canlı canlı, her yerinden ter akıyo insanın, baaarmıyorum erkeeem ya Ighhhh ediyorum ama baba durmuyo kestikçe kesiyo , kestiii yeri de pensle ayırıyo iltihap gelmiyo daha da kesiyo bittim yani.
Sonra bu işlemi sevmiş olacak ki abi beni 4 kere daha canlı canlı deşti, içeriye bi sallıyo pensi, temizlemek için sen katır kutur sesleri duyduun gibi ölmekle ölmemek arasında gidip geliyosun... Aman neyse uzatmayayım, şimdi ağrım çok. Allahatan bugün fazla eşelemedi sadece içeriye bi ilaç sıktı üstünü kapatıp gönderdi "iyiye gidiyo" dedi. Ulan gitmese ne olur ben bittim zaten.
Bu arada iş yerimden bir allahın kulu arayıpta ya kardeşim seni canlı canlı kesiyollar bi ziyaret edelim falan demedi. İşleri düştüğü için birtakım bahanelerle arayıp öylemi böyle mi diye sorular sordular. Abicim hasta mısınız- ben hastaneden gelmişim canlı canlı ameliyatlar geçirmişim (ilki 45 dk, 2. 35 dk, 3. 20dk ve 4. 15 dk sürdü) siz bana o nasıl bu nasıl diyosunuz. 2.5 hafta yattıktan sonra Günseli ve Şerref lütfen geldiler, ama çok agrım vardı ne konuştuuumuzu bile hatırlamıyorum. Arayıp soranlara sevgim sonsuz, aramayanın, gelmeyenin sadece iyi gün dostu olanların Ta .....
Tolga ERGİN: 03.04.2005
Abooow-rastlantuya bak. Sen şimdi dalga geçiyorum sanacaksın ama gerçekten, ne zaman yazasım gelse bi bakıyorum ki en son yazdııım ay aynı gün yazmışım felan. Neyse çokda möhim deel tabi ama olsun.
Hayatımdaçok büyük değişikliklerin olduğu bir dönemdeyim. Ama değişikliği her zaman severim. 2 aydan fazla evde yatakta ameliytlı halde yatarken - belki çok klasik olcek ama - neyin doooru neyin yanlış, hatta kimin gerçek kimin, kimlerin yalan olduğunu gördüm. Birkere gerçekten arkadaşım diye bellediğim adamlar beni her zaman arayıp sordular sağolsunlar. Mete, Baç, Hakkı falan hep aradılar, Düüümem de hep benimleydi. Ama bi önceki yazımda var ya iş yerimden - eski işyerim oldu şimdi orası - bir allahın kulu ne aradı ne sordu. Haa aradılar, ama ne için, yok efendim hürriyet gazetesine reklam çizilecekmiş, yok efendim kültür programı ne olmuşmuş. Yaw adam ölecekti, bi önce ne oldu diye merak edin. O halde acılar içinde kıvranırken, web sitesine envayi çeşit update yaptım.
Hem hürriyet hem milliyet için bir sürü reklam çizdim, tasarladım. ( Bu reklamları ilk almaya çalıştığımda üst yöneticilerim "bizim reklama ihtiyacımız yok, boşuna öğrenci fazlası oluyor "demişlerdi:) gülüyorum hallerine.
2 aylık kültür programını yattığım yerden düzenledim, insanları ayarladım, ve perişan halde olmama rağmen insanlara telefonda hiçbirşey belli etmeden onları ev sahibi olduğum Türk - İngiliz Kültür derneğine davet ettim.
Öyle bir durum var ki, 5 senenin sonunda birçok insanın etkinliğe katılmayı sadece benimle iyi ilişkilerinden dolayı kabul ettiklerini görüyorsun. Oysa dernekteki düüüüüüüüt - (kendi kendimi sansürledim) değil etkinliklerden dolayı sana teşekkür etmek, yapılan işlerden bile haberinin olmadığını fark ediyorsun.
düüüüt- bu işler o kadar önemli ki, bir kurumun kurumsal imajı, dışarıya yansıyan yüzünü ben temsil ediyordum ve sizin bunlardan haberiniz olmuyordu. ------------------------------düüüüüüüüt
ben bu hisleri yaşarken çok enteresan gelişmeler oldu.
Arkadaş Yayınevi'nden Cumhur Bey ile bir görüşme yaptım. Bana yayınevi müdürü olmamı teklif ettiler ve ben de kabul ettim. hem de şartlar üzerinde fazlaca tartışmadan. Kariyerimin doğru yönde ilerlemesi paradan puldan daha önemli şu anda. Yayınevi yöneticisi olmakta benim geleceğim ve yapmak istediklerim açısından önemli...Bu arada Cumhur Bey iyi bir yöneticinin nasıl olması gerektiğini de göstermiş oldu. Kendisine teşekkür borçluyum, bu kadar stres yaşarken bana destek oldu.
O kadar sıkılmış ve okadar yeniliğe ihtityaç duyar haldeydim. Ama dürüst olup yeni işyerime Dernekte üzerimde olan bir ton iş oldugunu ve onları bitirip öyle gelebileceğimi, eski iş yerime de böyle bir durum oldugunu ve üzerime düşeni yaptıktan sonra gideceğimi söyledim.
Sanki ben 5 senedir orada kahır çekmiyormuşum, Derneği kendi iş yerim gibi sahiplenmiyormuşum gibi karşıma binbir türlü zorluklar çıkardılar.
En komiği "eğer gidersen bize tazminat ödersin" diyerek beni zorla orada oturtmaya çalışan genel müdürüm oldu. Yahu ben zaten işlerimi bitirince gidicem diyorum, sen düüüüüüüüt.
İşin ilginci bu işleri başımıza saran, hatalarla dolu projeyi bize yaptıran şahıslara karşı herhangi bir yaptırım uygulanmamasıydı. -düüüüüüüüüt - Adeta davullu zurnalı uuurladık bu insanları :)
------------------- ---------------- --------------------- ---------------------------- ---------------- --------------------- ------------------------- ----------------- ------------ ------------------- ------------- İşimi yaptım, sergiyi açtık, ve ben birtakım insanlarla helalleştim. En güzel insanlık dersini de Graeme adlı öğretmenin 31 Mart gecesi verdiği partide yaşadık hep beraber. Yönetim kadrosundan orada bulunan arkadaşımgörüp utanmıştır biz bu adama bu kadar zaman sonra bir veda edemedik dogru düzgün diye. ---------------------- düüüüüüüüt---------------. Öğretmenler partisinde Graeme beni onore etti, orada bulunan herkese benim için düşndüğü iyi şeyleri söyledi ve beni özleyeceğini anlattı, hatta bana bir demet çiçek verdi ve beni alkışlattı. Süpperdi. Gördünüz mü arkadaşım, eğer iş arkadaşını seviyorsan onu bu şekilde uğurlarsın. ----------------------- ürkek tavuklar gibi titremeyin bazılarının karşısında. Dik olun. Delikanlı olun.
------------------- ---------------- --------------------- ---------------------------- ---------------- --------------------- ------------------------- ----------------- ------------ ------------------- ------------
İşten ayrılmadan önce etkinlik haberlerini yolladığım dağıtım listeme bir veda mektubu yolladım. Bir sürü insan bensiz olmayacağını, işlerin çığırından çıkacağını yazdı. Beni o kadar mutlu eden mailler aldım ki anlatamam. Bunlar için bir sayfa yapacağım ve butun gelen mailleri oraya koyacağım.
Bu arada sinirimden güzel şeyleri anlatmayı unuttum.
ben nişanlandım yahu.
Evet şaşırmayın, sevdiiim insanla daha resmi olduk.
Süpperdi. Sığacığa gittik. Eski tarihlerde Teos olarak geçen antik şehir. Düğmemin ailesiyle tanıtıöm. Çok mutlu oldum, çok iyi insanlar. Kızlarını istemeye güruh halinde gittik, amcam-yengem, halam, dayım(orhan) - yengem, annem babam alperim(tyson) ve bitttabiii ben. Bu kadar kalabalığa rağmen bizi müthiş ağırladılar.
Hayatımda yemediğim kadar çok balık yedim böğğğğ geldi ama çok güzeldi.
bu kız isteme aktivitesi çok sıkıcı bişeymiş onu öğrendim. Neden, çünkü ben vırvır konuşan bi adamım ne zaman konuşsam derin bir sessizlik oluyordu ve herkes bana manasız bi şekilde bakıyordu. Özellikle balıkçı kayınpederim anlamaz gözlerle bamna bakıyordu ki çok komik oldu, dilim şişti vallaha konuşamamaktan. Düğmem çok güzeldi. Kahveye tuz ya da vs koymamış memnun oldum. Babam düğmeyi istedi babası da verdi, hepsi bu kadar olan bi muhabbet için bu kadar sıkıntı çok vallaha, ama güzel. Sonra biz kızı alıcamız kesinleştikten bi müddet sonra düüümenin annesi ve babası dedi ki " yahu biz hemen verdik, ne biçim ettik biraz nazlansaydık, hem burası bi köy, adetler var, adetlere göre bizim bi takım isteklerimizin şartlarımızın olması gerekirdi" diyince ben dayanamadım "ne yani at mı isteyeceksiniz köyde" dedim. ayıp mı oldu bilmem ama çok komik oldu orası kesin. Herneyse iki gün sonra tam ankaraya dönmek için vedalaşmaya gittiğimizde düğmelerin bahçesinde başıboş bir at bulunca gönül rahatlığıyla kayınpeder ve kayınvalidemi çağırıp "aha da bakın size at, getirdim işte, bundan böyle biline ki eğer damat söz verirse tutar." :)
Şimdi yüzük var parmaaamda canımı acıtıyo. Bide alışmadık seyde don durmaz hesabı ben hiç yuzuk takmadııımdan mütevellit nasıl alışcam bilemiyorum . Bakıcaz artık.
Uykum geldi hallice. Yatmak arzusundayım.İyi geceler dilerim ben.
..:: başa dön ::..
(ama yaşa - taşa - başa basma)
